ALİYA İZZETBEGOVİÇ-DOĞU BATI ARASINDA İSLAM

Aliya İzzetbegoviç Bosna Hersek’in devlet başkanlığını yapmasının yanı sıra yazdığı kitaplarla da dikkatleri üzerine çeken önemli bir şahsiyettir. Karakterinin peşi sıra eserlerindeki anlatımıyla da düşünce ve aksiyonda da tam bir birlikteliğe sahip olduğunu görüyoruz. Onun düşünce anlamında en önemli kitabı olan Doğu Batı Arasında İslam’ı Ocak ayının kitabı olarak seçmiş bulunuyoruz.

İsmail Raci El-Faruki’nin “Bir başyapıt; zaman, içindekileri teyit edecek.” dediği Doğu Batı Arasında İslam kitabını okuyabilmek için pek çok kavrama hâkim olmak gerektiğini ilk sayfalardan kitabın sonuna kadar görmekteyiz.

İzzetbegoviç, düşüncelerinden ötürü Yugoslavya Mahkemeleri tarafından 14 yıla mahkûm edildi ve haksız yere verilen bu cezası Yugoslavya’nın dağılma sürecinde 1989 yılında kaldırıldı. İşte, Doğu Batı Arasında İslam kitabı da 1983-1989 arasındaki okuma notları ve tecrübeleri ile o henüz hapisteyken ABD’de basılmıştır. Bu kitap İslam düşüncesi bağlamında önemli bir kaynak eser olarak son 30 yıldır dünyanın pek çok yerinde okunmaktadır.

Aliya’nın bu eserinde insanlığın serüvenini bulacağınız gibi eşya ile olan yakınlığımızın metafizik hususlarının da nasıl ince bir şekilde ele aldığını göreceksiniz.

Kitaba bir zıddiyet cetveli ile başlıyoruz ve bu cetvel bizi kitabın sonuna kadar takip ediyor. Girişte Batı Düşüncesinin Temellerine değinen İzzetbegoviç, tekâmül ve yaratma, kültür ve uygarlık, sanat fenomeni, ahlâk, kültür ve tarih ile dram ve ütopya gibi Batı düşüncesinin ilk halinden bugüne değin geçirmiş olduğu evrelerin izini sürmektedir.

İkinci bölümde İslam başlığına değinen Aliya, üç büyük dinin peygamberlerini anlatmakta bir sonraki bölümde ise İslam ve dinden bahsetmektedir. O, islâmın maddi ve manevi âlemin birlikte oluşu ve ayrılmazlığından bahsetmektedir. Buna da iki kutuplu birlik demektedir. Müslüman, ne ruhban olup dünyadan el etek çeker ne de dünyaya haddinden fazla meylederek ona kapılmaz. Onun yolu ortadır. Bir sonraki bölümde ise uzmanlık alanı olan hukukun islâmî mahiyetine temas etmekte, burada da aynı şekilde iki kutuplu birlikten bahsetmektedir. Saf din ve saf materyalizmin imkânsız olduğunu hem teori de hem de pratikte tecrübe eden yazarımızın islâm dışında üçüncü bir yolun İngiltere tarafından oluşturulmaya çalışıldığını kaydeder. Bu yolun ise bazı şeyleri hasıraltı ederek başarmaya çalıştığını söyler. Böylece Doğu Batı Arasında İslam kitabı bize iyi bir bakış açısı sunduğu gibi tarihi gerçekleri de düşünce ve aksiyon temelinde işler. Okumaya niyetlenenlere şimdiden iyi okumalar diliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir