ASR’I OKUMAK

Bismillahirrahmanirrahim بــــــسم الله الرحمن الرحيــــــم

1)Asr’a and olsun.  ﴾وَالْعَصْرِۙ ﴿1

2)Tüm insanlık hüsrandadır. (اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ ﴿2

3)Ancak, iman edip sâlih amel işleyen ve birbirlerine Hakk’ı ve sabrı tavsiye edenler müstesna. (3) اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ

Asr’a and olsun, alemlerin Rabbi ve her şeyin Rabbi Allah c.c yarattığına yemin ediyor.

Bu aynı zamanda muhatap olduğumuz ayetin ne derece ehem arz ettiğini gösteriyor. Asr, zaman dilimi olarak ikindi vaktidir. Aynı zamanda bir insan ömrünü belirten yüzyıllık bir asır (uzun zaman)dır. Şimdi burada bir, insan ömrü var bir de ikindi vakti var. İkindi vakti, akşama yani günün sonuna en yakın vakittir. Bunu bir insan ömrü olarak düşünsek de ikindi vakti olarak düşünsek de veya içinde bulunduğumuz alemin ikindi vakti olarak düşünsek de akşama en yakın vakitteyiz.

Son peygamber Hz. Muhammed s.a.v’in dünyaya teşrifi ve son kitap olan Kur’an-ı Kerim’in nazil olması insanlığın ikinde vaktinde olduğunun en bariz göstergesidir.

Şimdi bunu bir alim şöyle açıklıyor; Asr suresini hakiki anlamda ilk kez Halep sokaklarında üç tekerli bir el arabasında kalıp buz satan bir seyyar satıcıdan öğrendim. ’İkindi vakitleriydi, adam buzu satamamış ve akşam yaklaşmıştı. Adamcağız acı acı bağırıyordu. ‘Sermayesi eriyen şu adama yardım edin.’ Diye. Evet, bir asr vakti zaman daralmış lakin istediği kazancı elde edememenin çaresizliği içinde acı acı bağıran bir adam…  Bu seyyar satıcı binlerce kez okuduğum lakin böyle bir anlamı ilk defa çıkardığım Asr suresi benim için sanki yeniden nazil olmuştu.

Yaratılmış hiç kimsenin imtiyaz sahibi olmadığı Rabbimin Adil isminin bir tecellisi olarak, Rabbim eşit bir başlangıç sağlıyor. Ancak iman etmek ön koşul ve ön şart!! Velakin iman etmiş olmak İslam dairesine girmekle beraber bu iddianın ispatla yani salih amelle desteklenmesi gerekiyor. Bu da aslında Rabbimizin Ankebut Suresinin 2. ve 3. ayetlerinde;

‘اَحَسِبَ النَّاسُ اَنْ يُتْرَكُٓوا اَنْ يَقُولُٓوا اٰمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ ﴿٢

وَلَقَدْ فَتَنَّا الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ صَدَقُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْكَاذِب۪ينَ ﴿٣

2- İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?

3- Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; kezâ O, yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır.’

 ve Beled Suresinin 11. ve 12. ayetlerinde;

فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ ﴿١١﴾    11) Fakat o, sarp yokuşu göze alamadı.

وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ ﴿١٢﴾       12) O sarp yol nedir, bilir misin?

buyurduğu üzere insanoğlunun sarp bir yokuş( İnsan çoğu zaman manevi ibadetlerden geçerken maddi ibadetlerden yolda kalabiliyor… )ile sınanacağı ve burada göstereceği tavır ,gayret ve mücadele ile ayaklarını sabit tutarak salih amel işlemesi gerektiğini ve bu kadarının da yeterli olmayıp birbirlerine Hakk’ı ve sabrı tavsiye etmeleri gerektiğini bildiriyor Rabbimiz.

Hakk, Rabbimizin bildirdiği Hz. Peygamber s.a.v’in bizlere en güzel örnek olarak uygulamaya koyduğu her şeydir.

Sabır, emrolunduğun şeyde istikamet üzere yol almak, Rabbimizin izniyle de sarp yokuşu aşmak demektir. Ve burada tüm zorluklara göğüs germek, sabretmektir.

İnsanın kıyameti, ölümü kadardır. Bu kıyamet gelmeden önce insanın, fecr, zuhr ve asr vakitlerini hayırla ve sabırla tamamlaması icâb eder. Bunu da insanoğlunun çocukluk dönemi , gençlik dönemi ve dalından kopmaya hazır olgunluk dönemi yani asr vakti olarak ele alabiliriz. Rabbimiz, İslam’ı yeryüzünde hakim kılabilmek üzere bizleri ömrümüzün sonuna kadar bereketli bir hayat sürüp kazançlı çıkanlardan eylesin.

رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْٰاخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّار-

السلام عليكم و رحمة الله و بركاته*

ASR’I OKUMAK” için 7 yorum

  • 20 Ağustos 2020 tarihinde, saat 20:28
    Permalink

    Bize bu asırda Hakk’ı ve sabrı tavsiye eden dostlar gerek. Yüreğine sağlık kardeşim. Allah tebliğini huzurunda makbul olanlardan eylesin.

    Yanıtla
    • 20 Ağustos 2020 tarihinde, saat 23:02
      Permalink

      1442. Yeni hicri yılımızdaki Hz. Peygamber s.a.v’in Sevr mağrasındaki ve hicret yolculuğundaki yol arkadaşı gibi Rabbimiz hayatımızda böyle güzel dostlar ve yol arkadaşlari nasib eylesin. Güzel yorumun için teşekkür ederim.

      Yanıtla
  • 20 Ağustos 2020 tarihinde, saat 20:39
    Permalink

    Ben hayatımda çok az kelimeleri bu şekilde kaleme döken bir insan gördüm. Tebrik ederim.

    Yanıtla
    • 20 Ağustos 2020 tarihinde, saat 22:58
      Permalink

      En güzel söz Rabbimizin sözüdür. Eğer yazımda bir güzellik varsa bu güzellikten aldığın pay kadardır. Ve güzel dostların anladığı kadardır.
      Güzel yorumun için teşekkür ederim. 🙂

      Yanıtla
  • 20 Ağustos 2020 tarihinde, saat 20:57
    Permalink

    V’el’asr…
    Meçhul kıyametimin hatırlatıcısı oldu.
    Nisyân çukuruna kaçtığında ayaklarım artık asrın limanına sığınacağım.
    Kocaman teşekkürler takdim ediyoruz bu leziz ikrâmınıza.
    Şevvâl Hanım,
    Sizin de yüreğinize, kaleminize ve imânınıza sağlık 🙂

    Yanıtla
    • 20 Ağustos 2020 tarihinde, saat 22:50
      Permalink

      Kararmış bir dünyayı aydınlatmak üzere yola çıkan ve yeni dünya düzenini oluşturan Hz. Peygamber s.a.v’in bu kutlu yolculuğa adım attığı ilk gün olan hicri yıl başımız kutlu olsun. Bizlere de umut ve yol gösterici olması temennisiyle,
      Yorumunuz için teşekkür ederim Nesibe Hanım .

      Yanıtla
  • 20 Ağustos 2020 tarihinde, saat 23:57
    Permalink

    İlk düşüncelerim daha uzundu ama teknolojiye mağlup oldum,yani göndermeyi beceremedim.
    İkinci yorumu kısa ve öz tutayım. Bana bir harf öğrettin kızım, teşekkür ederim.”Asr”kelimesinin “ikindi vakti”olduğunu senin yazından öğrendim. Başarılarının devamını dilerim. Allah yardımcınız olsun.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir