BEN KİMİM?

Ben utancım.

Ben kırılmış saçlar; nasır tutmuş ellerim. Sürülen nemli toprağım. Her sene heyecanla beklenen o küçük ilk filizim. Emek emek ter döken çiftçiyim. Hep hüzünlü zamanlarımda yağan yağmurum. Dağın dumanıyım. Sabah ezanı selasıyım. Ben savaştan kaçarken takıldığın dikenli tellerim. Sınırı olmayan toprakların rengiyim. Barut kokusuyum; füzeden önce gelen ıslık sesiyim. Savaşa değil de düğüne giden bir milletin mermisiyim. Şehit evlerinin önündeki bayrağım. İstiklal Marşı’yım. Asla başını eğmeyen anneyim. Kıyıya vurmuş göçmen çocuğum. Yetimhane koridoruyum. Ben o meydandaki eşi olmayan ayakkabıyım.

Bir babanın sigara tabakası; okuduğu gazetesiyim. Pazar sabahlarında, sobanın üstündeki tereyağlı kızarmış ekmeğim. Senenin ilk mandalinasıyım. Hep otobüste unutulan şemsiyeyim. 3+1 evin “hoş geldiniz” yazılı paspasıyım.

Yakıldım. Yırtıldım. Ezildim.

Yarım yamalak sevgilerle büyümüş kızın günü gelince mutlaka sığınacağı o yanlış adamım. Ben yutkunamayış ve boğaza dizilişim. Sıkmaktan uyuşmuş ellerim. Tuzlu gözyaşıyım. Suyun sızladığıyım. Sırtta kırılan sandalyeyim. Yüzdeki açıklanamayan morluğum. Çocukların hıçkırığı; anne diye ağlamaktan titreyen dudaklarıyım. Kavga seslerini bastıran tek şeyin gece olduğu zamanlarda, polislerin çağrılmaya korkulduğu sokakların titrek lambasıyım. Katillerin serbest bırakıldığı hapishanelerin penceresiyim. Ben barış için uçurulduğum hâlde, vurulan güvercinim. Torunlarının ziyaret etmeyi unuttuğu anneannenin tek kişilik çaydanlığıyım. Çocuk yaşta evlendirilen kızın ardında bıraktığı boynu bükük oyuncağım. Sokak çocuklarının uyuduğu kartonum. Ben insanlar aç uyurken üzerinde neşeli yemekler yenen o masayım.

Asla babasına hayran olmamış kızın kedisiyim. Meftun olduğu geceyim. Ne zaman gece solsa ben ipimle oynamayı bıraksam; o kızın damarlarındaki kan yönünü şaşırmışçasına donar ve damarlarına vurarak akmaya başlar.

Kız ölür ama herkes ucuz atlattı, der.

İşte ben o kızın nefesiyim.

Deruhte Dergi

Deruhte Dergi, kendini içinde bulunduğu işin tamamından mesul görenlerden oluşur. Biz işin bir ucundan tutarak vicdanını rahatlatmayı başaramayanlarız. Edebiyatı umut ve kaygı ile seyrediyor ve bu kaygının diri tutulmasını umudumuz adına önemsiyoruz. Yazmayı salt ‘vakit öldürme aracı’ veya piyasaya(!) ürün sunma imkânı olarak görmemekte ısrar ediyoruz. Deruhte Dergi ekibi, ismiyle müsemma olmayı en büyük paye kabul eder.

4 thoughts on “BEN KİMİM?

  • 29 Ekim 2019 tarihinde, saat 16:09
    Permalink

    Ruha dokunan o naif incelikleri göz ardı etmeyişiniz mutlu etti 🙏🏻 Kendimden birşeyler buldum satırlarınızda. 😌

    Yanıtla
    • 31 Ekim 2019 tarihinde, saat 23:28
      Permalink

      Merhaba,teşekkür ederim. O sizin naif görüşünüz,çok mutlu oldum beni gibi düşünen birilerinin olmasına.

      Yanıtla
  • 15 Kasım 2019 tarihinde, saat 11:30
    Permalink

    Güzel ve içten bir yazı. Tebrik ederim.
    Bu arada dergiyi yeni keşfettim. Elinize emeğinize sağlık.

    Yanıtla
    • 16 Kasım 2019 tarihinde, saat 13:20
      Permalink

      Çok teşekkür ediyorum,gerçekten. Dilerim devamı da güzel olur.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir