DERUHTE DERGİMİZİN 1. YILI KUTLU OLSUN

1 Haziran 2018 tarihinde siz değerli okurlarımız ile buluşan Deruhte Dergi’mizin 1. yılı kutlu olsun. Biz Deruhte Dergi’nin “Biz işin bir ucundan tutarak vicdanını rahatlatmayı başaramayanları” olarak kuruluş yıl dönümümüzü siz değerli okurlarımıza duygu ve düşüncelerimizi paylaşarak kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz:

“Deruhte Dergi, benim için dostluk, samimiyet, emek, gayret, hayret demek. Evet, evet yanlış duymadınız; hayret demek. İnsan hayret ediyor doğrusu, böyle güzel yürekli insanların içinde olabilmeyi hak edecek ne yaptım? Gerisi bolca şükür, bolca dua. Deruhtemizin bahtı açık olsun…”

***

“Deruhte Dergi, samimi dostluğun uzantısının vermiş olduğu hoş bir rayiha kokusudur. Deruhte Dergi, edebiyattaki boşluğu doldurmaktan ziyade bizim içimizdeki onulmaz heyecanımızı doldurmanın adıdır ve bizim nefes aldığımız okul gibidir.”

***

“Bugün iki yaşam hikâyesinin tam ortasındayım. İki ay sonra evime, memleketime geldim. Yaklaşık dokuz senedir misafiri hissettiğim evime… Vedalar yaşadım ve çokça vefalı insanlar tanıdım. Gidip gelenlerim oldu, gidip gelmeyenlerim ve benimle yaşamaya başlayanlarım oldu, hâlâ yanımda olanlar… Haberini aldığım, cinsiyetini öğrendiğim, gelişine hazırlandığım kuzenimi gördüm iki ay sonra. Tek başına ayakta durabiliyordu ilk defa. Bugün doğum günü. Adını koyacakları heyecanlı bekleyiş ve adım adım büyüyüp göğüslediği yaşam öyküsü hâlâ nazarımda. Önce bekleyip tanınmayı gözlediği, sonra farkedilmek amaçlı ağlayışları, kulağında okunan Kur’an-ı Kerim’i, uyuması için mırıldanılan ninnileri ve masalları hatırlıyorum. Sonra başkalarına ulaşmak için emeklemeye çalıştığını ve başarıp bugünlerde hızlı hızlı emeklediğini, hatta ayakta durabildiğini görüyorum.

Seni de bu yaşam öyküsüyle birleştiriyorum sevgili Deruhte. İnsana adını koyarken vurguladıkları “aman adı ağır olmasın taşıyamaz” diyenlere inat, adını koyup üstlendiğimiz sorumluluğun her daim farkındayım. Tam bir yıl önce bugün misafir ettiğin yazılarımızla bir yaşam hikâyesini başlatmıştık. O günlerde tanınmayı beklemeni, sonra emeklemeye çalıştığını ve şimdilerde emekleyip hatta biraz biraz ayakta tek başına durabildiğini görür gibiyim. Nice şiirlerin, denemelerin, öykülerin olsun. Nice eleştirilere, kitap kritiklerine, anılara, incelemelere şahitlik edesin. Adının geçtiği nice röportajların olsun. Adına nice mektuplar yazılsın. Sevgili Deruhte Dergi, ne güzel bir ekibin var bir bilsen güvertende, öylesine güzel bir birlikteliğe şahitsin ki bugün kağıttan gemilerle kelimeleri kutluyoruz. Biz kağıt gemideki yolcular, iyi ki senin, Deruhte’nin yolcusuyuz. Birinci yılındaki dik duruşun, kalemden kağıda dökülen kelimelerin güzelliği, birçok gönülde vesile olduğun muhabbetin başlangıcı oluşun bugün bir kez daha iyi ki dedirtiyor. İyi ki sevgili Deruhte Dergi, varlığın kutlu olsun.”

***

Geçen sene Ramazan ayının güzel bir gecesinde yola çıkmıştık dostlarla. Uzun uzadıya düşündüğümüz bir yükü sırtlamanın vakti gelmişti artık. Bu yüke öyle bir isim verecektik ki bize bizi, bizi de dünyaya anlatması gerekiyordu. Ve uzun bir düşünme sürecinin ardından ismimize “Deruhte” dedik. Üzerimize aldığımız yükü aynı istek ve kararlılıkla sırtlanan bir dost meclisi oldu Deruhte. Yazmak bizim için mektep ise, Deruhte Dergi o mektebin en güzel köşesidir. Ve biz sanal dünyanın dijital dergisi olarak “kâğıt gemideki yolcular” olmayı istedik ve istemeye de devam ediyoruz. Dostluğumuz daim ve makbul olsun kardeşlerim. İyi ki varsınız! Var olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir