DÖNEMEMEZLİK VİRÜSÜ

Hastalık, korona, virüs, salgın, kısıtlama, 21:00’da evde olma, toplu taşıma, yaşlılar, gençler, vakalar, ağır hastalar, ölümler…

Sene 2021. Toplu taşımada başımı cama yaslamış, 21:00’a kalmadan eve gitmeye çalışırken, bir yandan kulağımda İsmet Özel, Of Not Being A Jew adlı şiirini okuyor. O sırada bir haber geliyor, kısmi kısıtlama gelmiş, yarından itibaren 19:00’da evde olmamız gerekiyormuş. 65 yaş üstüne toplu taşıma yasağı gelmiş. Yaşım 30, ruhuma baksalar belki yarın beni almazlar otobüse. Ben eve dönmeye çalışıyorum. Kulağımda İsmet Özel, Of Not Being A Jew adlı şiirini okuyor.

Yol gözümde büyüyor. Yeni binmedim toplu taşımaya, bineli on dakika olmuştur. Trafik var, on dakikadan fazla yolum var. O an başa dönmek istiyorum. On  dakika öncesine, toplu taşımaya binmediğim, adım atmadığım zamana. Ama dönemiyorum. Kulağımda İsmet Özel, Of Not Being A Jew adlı şiirini okuyor.

İftarı hafif yaptım. Zaten çelimsiz biriyim. Çok fazla yiyemiyorum. Oruç pek vurmuyor bana. Bugün iş de yapmadım, pek yorulduğum söylenemez. Burada kalsam diyorum, burada, toplu taşımayı bırakıp, burada kalsam. Ama kalamıyorum. Gitmek zorundaymışım gibi, dönmek zorundaymışım gibi, kalmak zorundaymışım gibi, yaşamak zorundaymışım gibi. Kulağımda İsmet Özel, Of Not Being A Jew adlı şiirini okuyor.

Eve gitmesem de bir bahane üretsem diyorum. “Anne, bugün gelemiyorum. Niye oğlum? İşte. Niye işte? Ne demek işte? İşte.” Bir bahane bulmalıyım. Bir bahane bulmalı. Bir bahane bul. Bir bahane bulamıyorum. Kulağımda İsmet Özel, Of Not Being A Jew adlı şiirini okuyor.

Kulağımda İsmet Özel, Of Not Being A Jew adlı şiirinin şu dizelerini okurken sıyrılıyorum düşüncelerimden, daldığım hülyalardan, yorgunluklarımdan, arayışlarımdan:

“Herkesin bahanesi var,
Senin yok.

Günahlı bir gölgenin serinliğinde biraz bekleyebilirsin,

Daha sonra

Burada kalamazsın.

Başa dönemezsin.

Ama dön!

Eve dön!

Şarkıya dön!

Kalbine dön!

Şarkıya dön!

Kalbine dön!

Eve dön!

Kalbine dön!

Eve dön!

Şarkıya dön!”

“Eve dönmek

Kendime sarkıntılık etmekten başka nedir?

Orada, arada bir yoklar

İntihara ayırdığım zamanlar…”

“Şarkıya dönersem ense köküm seyrelecek
ağdası çözülecek bana aşktan bulaşan kozlarımın
şehrin insanları yumruklarımda beyaz bulut
yolun çamurunda revnâk-ı bahar bulacaklar”

“Kalbime döneceğim,

Ama hangi yolla?”

Şimdi ben nereye döneceğim? Burada kalamıyorum, eve dönemiyorum, şarkıya dönemiyorum, kalbimi bulamıyorum. Kulağımda İsmet Özel, Of Not Being A Jew adlı şiirini okuyor.

Deruhte Dergi

Deruhte Dergi, kendini içinde bulunduğu işin tamamından mesul görenlerden oluşur. Biz işin bir ucundan tutarak vicdanını rahatlatmayı başaramayanlarız. Edebiyatı umut ve kaygı ile seyrediyor ve bu kaygının diri tutulmasını umudumuz adına önemsiyoruz. Yazmayı salt ‘vakit öldürme aracı’ veya piyasaya(!) ürün sunma imkânı olarak görmemekte ısrar ediyoruz. Deruhte Dergi ekibi, ismiyle müsemma olmayı en büyük paye kabul eder.

4 thoughts on “DÖNEMEMEZLİK VİRÜSÜ

  • 15 Nisan 2021 tarihinde, saat 12:20
    Permalink

    Gözden kaçırdığın bir şey var; sen kulağına şiir okuyan adamdan daha değerlisin fakat ne yazık ki bunun farkında değilsin.

    Yanıtla
    • 29 Nisan 2021 tarihinde, saat 11:26
      Permalink

      Ah be güzel yürekli güzel gönüllü güzel yolda olan ağbim. Yazıyı okurken senin sesinle okudum sanki. İnsan bu ya bazen kendini o kadar sıkışmış, o kadar çaresiz hissediyor ki. Ama bizler kul olarak havf ve reca arasında yaşamalıyız, kuluz. Ve imtihan bu ya zorluklar olmasa kulluğumuzun ne önemi kalırdı ki… Bekir Develi ağbi bir kere programında ne güzel demişti;”Allah dilese semayı direksiz bize sunuyor bir gece de o semaya yıldızlarla ‘La ilahe illallah Muhammeden Rasûlulla’ yazamaz mı? Elbette Allah buna muktedir ama o zaman bizim kulluğumuzun ne ehmmiyyeti kalır ki?”
      Siz bu yolda günahlarınıza hatalarınıza üzülüyorsunuz pişmanlık çekiyorsunuz ve gayret ediyorsunuz ya Rabbim bunu biliyor görüyor. Yapamadığımız durumlar, ameller için dahi “Allahım güzel Mevlam biliyorsun halim sana açık halim sana beyan, ne olur yapamadıklarım içinde tamamlayabilmişim gibi razı ol, tammalayabilmeyi nasip et. Beni bu yolda Sensiz kimsesiz çaresiz bırakma. Hz. Yusuf (asm) kör kuyulardan, karanlık zindanlardan çıkaran güzel Mevlam beni o kuyularda zindanlarda bir başıma bırakma…”
      Yani diyeceğim o ki Rabbim gayret bizden tefvik senden. Sen biliyorsun görüyorsun kalbimizi gönlümüzü nasibimiz olmayanlarla haramlarla yorma Mevlam…
      Hoşça bakın zatınıza.

      Yanıtla
  • 18 Nisan 2021 tarihinde, saat 01:08
    Permalink

    Eve döndüğü her an kendine de dönebilse insan ! Kendimi tekrardan bir yazının sonunda şiir dinlerken bulduğumda, sizinle birlikte Hacı Bayram Camii cemaatinde olma duası da edeceğim. Allah yar ve yardımcınız olsun.

    Yanıtla
  • 21 Nisan 2021 tarihinde, saat 08:23
    Permalink

    Diyeydin anneciğine “Anacığım, sığamıyorum…” (bkz.Nesimi)

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir