FELSEFE ÖĞRETİMİNDE HİKÂYENİN ROLÜ: MUSTAFA KUTLU ÖRNEĞİ

Nurettin Topçu ve Dergâh Geleneğiyle Olan İlişkisi

Cumhuriyet döneminin en önemli düşünürlerinden olan Nurettin Topçu, özellikle Anadolucu tavrıyla dikkatleri üzerine çeker. Anadolu Milliyetçiliği, Anadolu Romantizmi, Anadolu Sosyalizmi Topçu’nun düşünce dünyasında ön plandadır. Onda Anadolu’ya derin bir bağlılık vardır. 1071 sonrası başlattığı milliyetçiliğinin esaslarını Anadolu topraklarında aramaya gayret eder. Ona göre Anadolu, dört başı mamur bir belde olmalıdır. Anadolu’yu merkeze alarak, buradan hareketle eğitim, iktisat, ideoloji, insan tasavvuru gibi konularda görüşlerini derin bir coşku ve ıstırapla ortaya koyar.

Topçu, özellikle Hareket dergisi etrafında sivil bir tavırla oluşturduğu mektebini, hareket ve aksiyon felsefelerini önceleyerek oluşturur. İlerleyen zamanlarda Hareket’ten Dergâh’a doğru evrilen bu ekol, Türk düşünce hayatında derin etkilerde bulunarak bugün dahi etkisini ciddî şekilde sürdürmektedir. Topçu, Anadolucu fikrini, milliyetçilik ve mistisizm potasında eriterek Türk kültürü ve İslam medeniyeti tasavvurunu hareket ve aksiyon felsefesi aracılığıyla sunar.

Mustafa Kutlu için de Nurettin Topçu ve Dergâh geleneğinin önemi büyüktür. Kutlu’nun Topçu felsefesinden derin bir şekilde etkilendiği bilinmektedir. Siyaset, tabiat, ticaret, Anadolu romantizmi gibi konularda Topçu felsefesini sanat üzerinden temsil eden isimlerin başında Mustafa Kutlu gelmektedir. Kutlu’nun Hareket ekolüne olan bağlılığı, hayatının her alanında kendini gösterir. Bu durum, çok olağandır. Zira büyük bir mütefekkir olan Nurettin Topçu ile başarılı bir sanatçı olan Mustafa Kutlu’nun ortak bir zeminde buluşması, iki ismin de aynı toprağın mahsulü olduğunun bilinci sayesindedir.

Ezel Erverdi ve Orhan Okay sayesinde Hareket dergisiyle tanışan ve o günden sonra kesintisiz bir şekilde yayın hayatına devam eden Kutlu’nun eserlerinde, Topçu’nun hareket felsefesinden hareketle insanı Allah’a ulaştıran etkenler arasında sanatın da ön sıralarda olduğunu müşahede etmekteyiz. Bununla birlikte Topçu’yla olan fiziki yakınlığı da bilinen bu husustur. Öyle ki bu birlikteliği Ya Tahammül Ya Sefer’de biraz da biyografik bir tarzda ele alır. Bu kitapta dava’ya sırt dönülmesini, Topçu’nun mirasına sahip çıkılmamasını, kendisinin de Topçu’ya olan derin saygısını romantik bir tarzda ele alır. Kısaca, Anadolucu bir tavır sergileyen Dergâh ekolünün felsefe-düşünce ayağını büyük mütefekkir Nurettin Topçu temsil ederken, bu felsefenin yani Anadolucu hakikat anlayışının hikâye ve sanat üzerinden sunumunu Mustafa Kutlu üstlenmektedir.

NOTLAR

Necip Tosun, Türk Öykücülüğünde Mustafa Kutlu, İstanbul: Dergâh Yay., 2004, s. 21.

Deruhte Dergi

Deruhte Dergi, kendini içinde bulunduğu işin tamamından mesul görenlerden oluşur. Biz işin bir ucundan tutarak vicdanını rahatlatmayı başaramayanlarız. Edebiyatı umut ve kaygı ile seyrediyor ve bu kaygının diri tutulmasını umudumuz adına önemsiyoruz. Yazmayı salt ‘vakit öldürme aracı’ veya piyasaya(!) ürün sunma imkânı olarak görmemekte ısrar ediyoruz. Deruhte Dergi ekibi, ismiyle müsemma olmayı en büyük paye kabul eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir