İÇ SESİM; SEN HİÇ SUSMA OLUR MU?

Ne çok kandırmışım kendimi.

Oysa gökyüzüne bak demiştim; demek ki kaçırmışım gözlerimi, bana hissettireceği gerçeklerden kaçmışım belki de.

Sahi sence de kandırmıyor muyuz kendimizi?

Geçenlerde yine ruhunu, iç dünyasını dinlemeyen, kendini saçma mutluluklarla avutan varlıkların arasında yürüyordum.

İçimde garip şeyler oluyor fakat kimse duymuyordu. Tek cümlemde böyle oluşumu anlamsız bulanlar vardı. Alaycı gözleri ile kusuyorlardı negatifliklerini.

Anlatma çabası içinde değildim bir böceğin de üzülebileceğini. Oysa bir böcek de üzülebilirdi…

Bazen iç dünyası insanın harflerine yansıyor. Bunu hissedenler ise genelde durup düşünmüyor, hissetmiyor. Bu hep böyleydi biliyor musun?

Çocukken parkta salıncak sırası beklerken düşünebilirdim. İç sesim susmazdı fakat onu duyan yoktu. Ağzımdan bir şey kaçar da sesli düşünürsem veya bir delilik yapıp mırıldanırsam duyarlardı belki. Fakat duymak, görmek çoğu zaman işe yaramazdı.

Oysa biliyordum bir böcek de üzülebilirdi…

Çoğu önemsemedi bunu. Çoğu ise renkli dünyalarına dalmış, silmişti düşünce baloncuklarını şatafatlı görüntüsünden.

Biraz durup düşünmek gerekirdi renksiz dünyanın sahte renklerini.

Genişletmeliydi içini bir sahil kenarında.

Simit, çay ile kuru kuru gitmemeliydi o muhteşem zaman. Duymalıydı kuşların şiirlerini.

Sahi sen duydun mu hiç?

Teneffüse çıkan çocukların çığlıklarını, sevinçlerini, gözyaşlarını hissetmeliydi.

Kimin gözlerinin hangi renk olduğunu mavi, yeşil, siyah ile kısıtlamamalıydı.

Sen kısıtlama olur mu?

Çok farklı şiirler, çok farklı yaralar, çok farklı düşünceler göreceksin ve onları sadece bir renge sığdırılacak, çok acı. Olsun sen yine de görmeye çalış hikâyelerini.

Bakmadın belki de her gün önünden selam verip geçtiğin o insanların göz renklerine.

Sahte selamlarla sabahları aydınlattığımızı düşünerek kandırdık kendimizi.

Gökyüzüne selam vermeyi bile unuttuk.

Sen unutma olur mu?

Bunların hiçbirini unutma. Gökyüzüne bakarak başla mesela.

Unutma bir böceğin de üzülebileceğini.

Başkalarının kusurlarıyla alay eden insanların ruhunu kirletmesine izin verme.

Biliyorum dünya kötülüklerle dolu. Bizde öyleyiz ama sen yine de bir bahçeden geçerken sadece güllerin değil yaprakların, dikenlerin, dalların da seslerini duymaya çalış. Belki hiç unutmayacağın bir iz bırakacaktır.

İç sesin seni çok yoracak biliyorum. Fakat onu susturursan kendini daha çok kandırmış  ölülerden olacaksın.

Çok konuşacak, kafanı karıştıracak belki de, fakat bazen bir böceğinde üzülebileceğini hatırlatacak sana.

Biliyordum bir böcek de üzülebilirdi…

İÇ SESİM; SEN HİÇ SUSMA OLUR MU?” için 5 yorum

  • 24 Ocak 2020 tarihinde, saat 16:05
    Permalink

    Tebrik ederim canım benim. Nasıl da dokunmuşsun içimize… Başarılarının devamını dilerim. 🌸

    Yanıtla
  • 26 Ocak 2020 tarihinde, saat 02:14
    Permalink

    Teşekkür ederim canım inşallah 🤗

    Yanıtla
  • 2 Haziran 2020 tarihinde, saat 02:39
    Permalink

    Duymalıydı kuşların şiirlerini… Ne kadar naifsiniz kaleminize sağlık. 🙂

    Yanıtla
    • 2 Haziran 2020 tarihinde, saat 09:09
      Permalink

      Teşekkür ederim güzel bir his bıraktıysa ne mutlu bana 🤗

      Yanıtla
  • 13 Temmuz 2020 tarihinde, saat 21:03
    Permalink

    Çok başarılı devamını merakla bekliyoruz

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir