İYİLİK KÖŞESİ II

Yılda en az günü bulunan Şubat ayı bizim için asırlar kadar uzun sürdü. İran’da olan depremin bizi de sarsması, Coronavirüs salgını ve son günlerde ebediyete uğurladığımız şehitlerimiz… Canımız fazlasıyla yandı. Bu yüzden bu ayki iyilik sayfamız siyah font üzerinde olacaktır. Öncelikle cennet yurduna göçen şehitlerimize Allah’tan rahmet; ailesine ve milletimize baş sağlığı diliyoruz.

  • İstanbul Arnavutköy’de devriye atan polisler, kar topu oynayan çocukların savaşına dahil oluyor. Çocukların yoğun atışı altında kalınca, “Ateşkes ilan ettik ateşkes” diyerek otolarına binip gidiyorlar. Yüzümüze tebessüm, gönlümüze sıcaklık bırakan görüntüler… J
  • 14 Şubat Cuma günü oynanan Başakşehir – Beşiktaş maçına gidelim mi? Görme engeli olan bir taraftarın yanına bir polis memuru oturuyor ve ona ilk dakikadan son dakikaya kadar maçı anlatıyor. Bizim taraftar her atakta hop oturup hop kalkıyor, heyecandan duramıyor.
  • Yer neresi bilmiyorum. Bir kırmızı ışıkta, tekerlekli sandalyesi ile mendil satarak para kazanmaya çalışan bir dostumuzu gören güzel yürekli insanlar, ertesi gün onun için aynı ışıklara bir akülü sandalye bırakıyorlar. Işıklara gelip yeni sandalyesini gören dostumuz gözleri dolu dolu teşekkür ediyor.
  • Bir annemiz, teyzemiz, ninemiz var. Sokaktaki bir köpeğe sürekli olarak yemek ve su veriyor. Ve köpeğin teşekkürü muhteşem oluyor. Burada nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama ekibimiz sizin için sosyal medya hesaplarımızda bunun videosunu paylaşacaktır eminim.
  • Hilal Erbaş. Amasya’da bir köy okulunda öğretmenlik yapıyor. 18 senelik eğitim hayatı önce ona sonra bize bir şeyi çok net öğretiyor: “Ne yaparsan yap, sevmeden yapamazsın.” O, mesleğini severek yapıyor ve her sabah öğrencileri için çorba getiriyor. Kendi evinde yaptığı çorbayı derse başlamadan önce sıcak sıcak içiriyor “yavrularına.”
  • Tokat’taki Fındık’ı hepiniz biliyorsunuz değil mi? O ne güzel bir karedir, ne güzel bir davranıştır, ne güzel bir merhamettir. Sözü uzatmıyorum, bilmeyenler hemen Molla Google’a yazıp öğrensinler Tokat’taki Fındık kimmiş, neymiş diye. J
  • İstanbul’da bir çocuk otobüse biniyor. Bileti de yok montu da. Şoför otobüse binmesine müsaade ediyor ve kendi montunun ceplerini boşaltarak ona hediye ediyor. Bu güzelliği yapan Serkan Kaptan’ın haberi olmadan tek kare fotoğrafı çekiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir