KARINCALAR VE İNSANLAR

Etrafımda ki insanları çok garip buluyorum. Çünkü mücadele etmekten çok donuk bir heykele benziyorlar. Bedenen karşında ama ruhen başka bir yerdeymiş gibi görünüyorlar. Bunu yap veya şunu yap dediğinizde de boşluğa konuşuyormuş gibi bir tavırla karşılık veriyorlar. Hiç bir şey için mücadele etmediklerini kolaylıkla karşı tarafa hissettiriyorlar ya da hayattaki her şeyin çabalamakla aşılacağı gerçekliğinden habersizler. Kurdukları hayallerin, aldıkları her nefesin bir emeğe bağlı olduğunu, gördükleri kuru bir bitkinin suya ihtiyacı olduğunu veya bastıkları toprağın binlerce bitkiye can verdiğinden habersizler. Ben onlara baktıkça çaresizliğin pençesinde kıvranan hayatlar görüyorum. Hiç bir şey için emek harcamadan yaşamayı alışkanlık haline getirmişler. Bazen yerdeki bir karınca ile hayatı bir kâğıt parçası gibi hafife alan bir insanı aynı kefeye koymaya çalışıyorum ama olmuyor, karıncanın hayatta kalabilmek için harcadığı emek ve verdiği mücadeleyi insanoğlunu yok edecek kadar güçlü buluyorum. Karıncalar her gün aynı yemek için aynı su için hatta ve hatta aynı miktar için mücadele etmekten hiç yorumluyorlar. Ne garip değil mi insanoğlu en ufak bir işten sıkılıp o işi yapmaktan vazgeçebiliyor ama doğadaki küçük bir canlının dahi böyle bir lüksü yok. Ama insanoğlunun böyle bir derdi de yok. Bazen diyorum ki keşke bütün insanlar bir günlüğüne birer karınca olsa da insanların ayakları altında ezilmemek için köşe bucak kaçsalar. Her gün aynı yemek için yola çıksalar ya da rahat yaşmak için sürekli yer değiştirmek zorunda kalsalar… O zaman belki içerisinde bulundukları hayatın değerini az da olsa fark ederler. İnsanoğlu kendini o kadar acizleştiriyor ki,  doğadaki canlıların onlara acıyası geliyor. Ben bile bazen soruyorum kendime ben hayatı gören bir bulut değil de onlar gibi hayatı yaşayan bir insan olsaydım onlar gibi zor yaşantılardan kaçan sürekli rahat yaşamanın yollarını arayan bir şeylere emek harcamaktan kaçınan biri olsaydım acaba nasıl bir hayata sahip olurdum. Çok merak ediyorum?

Bence sizde bir insan olarak bunu bir düşünün derim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir