KLASİK VE MODERN ROMAN ÜZERİNE

“Arnold Hauser Sanat ve Edebiyatın Sosyal Tarihi adlı eserinde (I, 325) “sanat bazı dönemlerde bilime doğru hareket ederken bazen de bilim sanata doğru döner.” der. Bu doğrudur fakat bu iki fenomen asla aynı şey olmayacak ya da karışmayacaktır. Eğer bir şekilde böyle bir şey olursa bu onlardan birinin –bilim veya sanat- yok olması, büyük ihtimalle de sanatın yok olması anlamına gelecektir. Romanın, (“Romanın ölümü” olarak adlandırılan) son krizi esas itibariyle modern romanın bilime yaklaşmasından kaynaklanır. Modern romanda daha az anlatı, daha az mitos, buna karşı daha çok eğitim, bilim ve felsefe vardır. Bu iyiye işaret değil. Klasik romanla karşılaştırıldığında modern romanın bir düşüş teşkil etmesinin sebebi budur. Oysa ilkinde romanı oluşturan unsurlar arasında bir denge mevcuttu. Bilime yöneliş XIX. Yüzyıl sonlarında natüralist romanlarda –şu tecrübî roman denilen ve en meşhur yazarını Emile Zola’nın şahsında bulan şeyde- ortaya çıktı.”

*Bu metin, Aliya İzzetbegoviç’in “Özgürlüğe Kaçışım –Zindan Hatıraları-” kitabının Klasik Yayınları 28. baskısı 210. Sayfası’ndan alıntılanmıştır.

Deruhte Dergi

Deruhte Dergi, kendini içinde bulunduğu işin tamamından mesul görenlerden oluşur. Biz işin bir ucundan tutarak vicdanını rahatlatmayı başaramayanlarız. Edebiyatı umut ve kaygı ile seyrediyor ve bu kaygının diri tutulmasını umudumuz adına önemsiyoruz. Yazmayı salt ‘vakit öldürme aracı’ veya piyasaya(!) ürün sunma imkânı olarak görmemekte ısrar ediyoruz. Deruhte Dergi ekibi, ismiyle müsemma olmayı en büyük paye kabul eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir