KÜLLER VE KEMİKLER

Benim yurdum neresi Yakup, diyorum. Benim baba ocağım neresi? Küçük şeylerle mutlu olmasını bilirdim eskiden. Yağmur yağar sevinirdim, kış gelir sevinirdim, bahar gelir sevinirdim… Bir çift yeni pabucum olsa, ayaklarımı uyku tutmazdı sevinçten. Akşam olsa sevinirdim Yakup, sabah olsa sevinirdim… Avuç içi kadar, küçücük dünyamda ben böyle mutlu yaşarken kim soktu aklıma uzak denizleri? Sinemaları kim soktu aklıma? Hangi al yanaklı fettan baştan çıkardı beni? Yurdumu yitirdim Yakup. Ruhuma bir sıla yok artık…

*Bu metin Ahmet Uluçay’ın Küller ve Kemikler kitabının 78. sayfasından alıntılanmıştır.

Deruhte Dergi

Deruhte Dergi, kendini içinde bulunduğu işin tamamından mesul görenlerden oluşur. Biz işin bir ucundan tutarak vicdanını rahatlatmayı başaramayanlarız. Edebiyatı umut ve kaygı ile seyrediyor ve bu kaygının diri tutulmasını umudumuz adına önemsiyoruz. Yazmayı salt ‘vakit öldürme aracı’ veya piyasaya(!) ürün sunma imkânı olarak görmemekte ısrar ediyoruz. Deruhte Dergi ekibi, ismiyle müsemma olmayı en büyük paye kabul eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir