MATRİX IV VE ÖNCESİNE DAİR

Matrix filmi, XX. yüzyılın son zamanlarında (3 Eylül 1999) vizyona girmişti. Bu filmin dünya üzerinde çok etkili olduğunu söylemekle birlikte ilk filmin ardından gelen Matrix II Reloaded (16 Mayıs 2003) ve Matrix III Revolutions (5 Kasım 2003) filmleri ilkinin tesirinin yanından bile geçememiştir. 2020’de çıkacak olan Matrix IV filmi ile yaklaşık on yedi yıllık bir aranın ardından seri büyük bir heyecan ile sevenlerine kavuşacak. Bu uzun arayı değerlendirmek isteyenlere Slavoj Zizêk’in Matrix filmi hakkında yazmış olduğu eleştirileri okumasını tavsiye ederim. Kitap hakkında kopya vermemek adına Zizêk’in eleştirilerine dair söyleyebileceğimiz tek şey ilk filmden sonra gelen iki filmin büyük bir hayal kırıklığı yarattığıdır. Zizêk’in kitabını okuyacaklar film serisini bir kez daha izledikten sonra hemen atlarsa daha iyi olacaktır. Filmdeki tutarsızlıkları görmeniz sizi dördüncü filme hazırlayacaktır.

Peki, Matrix film serisi nasıl başladı, nasıl devam etti ve nasıl son buldu? Biraz değinelim:

The Matrix I: Neo, rüyadan çekip çıkartılan ve gerçek ‘karanlık’ hâle getirilen dünyaya kavuşturulan seçilmiş insan. Neo, rüyadan uyanmış ve Matrix’e düşmüştür. Neo, artık kendi kaderini rüyalara değil, Matrix’i tanıyarak çizecektir. Bu anda yolları güzel yabancı Trinity ile kesişir. Bir de Morpheus var tabii. Batıl inançlara sahip biri olarak karşımıza çıkar Morpheus. O, Neo’nun seçilmiş insan olduğuna inanır. Trinity, Neo’yu Morpheus’un da bulunduğu Matrix dünyasına götürecektir. Acaba Neo gerçekten seçilmiş kişi midir? Neo’nun sezgileri, kavrayamadığı şeylerin yaşamını kontrol ettiğini biliyor. Nedir bu Matrix? Neo, Ajan Smithleri filmin sonunda ne patakladı ama. Ve o ajanlardan birinin içine girip ne patlattı.

The Matrix II Reloaded: Neo, ajanların ve makinelerin elinden kurtulmayı başarmıştır. Bu arada yer altı dünyasında tehlike çanları çalmaktadır. İnsanların son şehri Zion’u makineler bulmak üzeredir. Neo’nun üstüne binen yük artık iyice artmıştır. Sadece kendini aramakla kalmamalıdır, insanlığı da kurtaracak yolu bulmalıdır. Zion direnmelidir. Kurtuluşun anahtarı Matrix’tedir ve bu anahtarı Anahtarcı’dan alıp hem kendi kimliğine hem de insanlığın kimliğine ulaşmalıdır. Neo, ne kadar önemli bir misyona sahip olduğunu bir kez daha anlayacaktır ve hedefe yaklaştıkça düşmanın büyüklüğü de artmaktadır.

The Matrix III Revolutions: İnsanlığın tek umudu devrimdir. Devrimden başka çıkar yok olamaz. Makineler devrilmelidir. Makineler Zion’a ulaşmak üzeredir. Ajan Smith ise makinenin boyunduruğundan çıkmış, insanları da tanımamaktadır. Hatırlarsanız ilk filmde Neo, Smith’in içinden geçip onu patlatmıştır. Şimdi o Ajan Smith daha da güçlü hâle gelmiş ve her iki tarafı da tehdit etmektedir. Bir nevi virüsleşmiştir. Makinelerin yanına bir de Ajan Smith tehlikesi ile baş etmek durumundadır Neo.

Büyük bir sorun vardır; Neo, Araf adındaki bir yerde hapsolmuş durumdadır. Öncelikle buradan kurtulmalı ve misyonunu gerçekleştirmelidir. Ve o da ne! Misyonu gerçekleştirmek üzere Smith ve makineler ile başa çıkan Neo, sevdiği kadın Trinity’i kaybetmiştir. Üstelik Kâhin ile Mimar bir antlaşma imzalamış ve insan ile makineler arasında bir barış gerçekleştirilmiştir. Dünya üzerine güneş doğmuştur ama bu devrimin güneşi midir? İşte burada sözü Slovaj Zizêk’e veriyoruz:

“Bugün ufukta nihai bir çözüm görünmüyor. Sermayenin kalıcılığı söz konusu, umut edebileceğimiz yegâne şey geçici bir ateşkes. Bundan daha fenası, bu açmazın, çokluğun başarılı isyanına yönelik güya Deleuzcü bir kutlama anlamına gelmesi olurdu şüphesiz.” (Matrix, s. 99)

İlk üç filmde Neo ve Trinity karakterlerini canlandıran oyuncularla dördüncü film için de anlaşılması film severler için ayrı bir heyecan yarattı. Tabii benim içinde. Bu arada Matrix’in 1999’daki ilk filminde oynaması için Will Smith’e teklif götürülmüş, fakat Will Smith bu teklifi geri çevirerek “Vahşi Vahşi Batı” filminde oynamayı tercih etmiştir. Belki de Ajan Smith’in ismi bir göndermedir. Kim bilebilir?

Diğer yandan Slovaj Zizêk yaşamaktadır ve eminim dördüncü filmi o da merak etmektedir. Bakalım dördüncü filmde neler olacak?

Tahminim o ki, ateşkes bozulacak ve insan-makine savaşı yer altından yeryüzüne çıkacak. Neo, seçilmiş insan mı, yoksa makine mi? Yoksa insanileşmiş bir makine midir? Bu arada Ajan Smith neler yapacak? Zira onun hâlâ yaşadığını düşünüyorum. Trinity öldü mü? (dördüncü filmde olacağına göre) Peki ya Morpheus? Kâhin ve Mimar’ın büyük oynayacağını düşünüyorum. Ve sonunda gerçek bir “REVELUTİON” gelecek mi? Yoksa “Yedinci Yükleme” mi gelecek? Bakalım bizi hangi sürprizler bekliyor olacak. Yoksa hayal kırıklığı mı desem?

Ve bu film üzerinden felsefi mülahazalar yapılmalıdır. İnsan ilk çağlardan beri makine yapmaktadır. Makineler ve Biyoteknoloji Yüzyılı’nda Matrix IV bizlere umarım yeni mülahazalar sunar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir