OKUMAK, İPTİLADIR

Okumak, sizin zannettiğinizden çok çok daha fazlası belki de azıdır. Birden fazla ama çoğunlukla birden az olmaktır. Cümbür cemaat ama tek başına bir yalnızlıktır. Otobüs yolculuğu yaparken İngiltere’de bir göl kenarında oturmaktır. Okumak, koca bir devrimin ortasında bale ayakkabılarıyla dans edip kimsenin sizi umursamamasıdır. Bir senfoni dinlemektir. Bir ağacın dalından ayaklarını sallandırıp erik yemektir. Kırmızı parlak potinlerinin yansımasında kendini görüp gülümsemektir.  Bir bayram sabahıdır, dedenin sana rengarenk şekerler verdiği. Okumak, bazen annenin ölmesidir bazen ise ölümcül bir hastalığı yenmesidir. Kaybetmektir, kaybettiğini hissetmektir. Okumak, unutmaktır ve hatırlamaktır da aynı zamanda. Unutmaktır ama şu an yaşamış gibi de hatırında tutmaktır. Bir baş kaldırıştır, boyun eğiştir. Okumak, Jüpiter’in halkalarına oturup dünyayı izleyiştir.

Mona Lisa’nın göz kırpışıdır.

Sait Faik’le balık tutmaktır.

Oğuz Atay’la tutunamamaktır.

Simyacı ile çölleri aşmak ama sonunda bir yere varamayıp gözlerini evinin salonunda açmaktır.

Okumak sadece sayfa çevirerek savaşlar çıkarmaktır, şehirler kurmaktır, ormanlar yakmaktır. Sonra o yangınları bir kelebeğin kanat çırpışıyla söndürmektir. Okumak, aslında hiç var olmamış birinin gidişine ağlamaktır. Şiirler ve sözler biriktirmektir. Âşık olmaktır, terk etmektir. Bazen öksüz kalmaktır. Şehre koşarak giren ve annesi kuru et yiyen birine yapılan eziyetleri hissetmektir okumak. Kanepede uyuyakalmaktır, üstünün battaniyeyle örtülmesidir. Bazen hasta olmaktır ama çoğunlukla iyileşmektir. Çok kitap okuyanlar bilir, kelimeler de öksürür. Ateşleri çıkar bazen. Bağırırlar.

Okumak bir filmi tek başına çekmek gibidir, kukla oynatmak gibi. Çok susadığında su içmek gibi, gözlerin doluyken etrafa bakmak gibi. Oruç açmak gibi.  Bir kitabın bitişi salıncaktan düşmek gibidir. Birisine ödünç verdiğinde geçen süre salıncak sırasını beklemek gibi. Bir kitabı tekrar okumak ise uzun zaman sonra evine dönmek gibidir ya da eski fotoğraflara bakmak gibi.

Bir düşünceye, bir hikâyeye, bir karaktere âşık olmaktır okumak. Çoğunlukla bir yerden düşmektir.

Okumak bir iptiladır, müptelalara selam!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir