ÖYLE SAPSIZ BİR HAYAT

“Alabora olunca bütün denizcileri boğulan en anlamlı kağıt kayıklarımı yüzdürdüm su kovalarında. Hem de kocaman adamdım o zaman. Ya da dünya o günlerde, bugüne oranla daha küçüktü de ben bu yüzden büyük görünüyordum. Hepsi mümkün. Beni gören her şeyin bir olabilme şansı bulunduğuna inanıyor. Bu da bir hizmet türü sanırım. Zaman zaman hatırlayabilsem bunu, mutlu olabilirim belki de. Ama her şeyi hatırlanmaması gereken yerde imkânsız denecek kadar ayrıntılı hatırlamak gibi bir huyum var. Tabii hatırlamam gerekenleri de zamanı geldiğinde bütün ayrıntılarıyla unutabiliyorum. Zor bir durum tabii. Örneğin ayakkabı bağlamam yöntemimi hatırlayamadığım için evden çıkamadığım günler oluyor. Ya da yönleri hatırlayamadığım için dikine yürüdüğüm günler. Atmosferin kuyruğundan çevirdiler bir keresinde. Bıraksalar gidecektim gidebildiğim yere kadar. İnsanın gidilebilecek bir yeri olmalı mutlaka. Benim yok. Yağmurun altında kalıp sırılsıklam oluyorum yoksulluğumdan.”

*Bu metin, Gökhan Özcan‘ın Hiçbişey kitabının Vadi Yayınları 6. baskısının 18. sayfasından alıntılanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir