ŞULE GÜRBÜZ-KAMBUR

Bir Şule Gürbüz kitabına başlamanız ile bitirmeniz arasındaki mesafe o kadar kısadır ki siz kitabın etkisinden kurtulamamışken yeniden kitaba başlayıp bir kez daha okuma isteğine katılmanız muhtemeldir. Kambur oldukça kısa bir kitap olmasının yanı sıra neredeyse her satırın altı çizilidir. Şule Gürbüz ilk eseri olan Kambur’u on sekiz yaşında kaleme almıştır. Genç bir yazarın ilk eseri olmak için fazlaca başarılı kitap olay örgüsünden ziyade derin ruh tasvirlerine yer verir. Kitap hakkında konuşmadan önce biraz yazar hakkında bilgi versek yerinde olacaktır. Şule Gürbüz Cambridge Üniversitesi’nde Felsefe eğitimi almış, sonrasında Türkiye’ye dönerek antika saatlerin tamirine merak salmış, hatta bunu kendine meslek edinmiş bir yazar.

Esere döndüğümüzde, bir kamburun hayatı üzerine bir çok tasvir ve metafordan oluşmakta. Gazetede gördüğü cenaze ilanı üzerine cenazeye katılmak için yola çıkan kambur yolda pek çok kapı aralıyor okuyucuya. Kimiz zaman okuyucunun zihnine bir çomak sokup bütün fikirleri alt üst ederken, kimi zaman  da ayan beyan gözler önüne seriyor gerçekleri.

Yaşamın anlamsızlığı üzerine zaman ve mekân olgularını dikkate almaksızın söylemlerde bulunuyor. Bir bakıyorsunuz kocaman sayfada tek cümle şak diye yüzünüze çarpıyor. Çarpmakla kalsa iyi, diğer sayfaya geçmek için cümleyi iyi hazmetmek gerekiyor. Diğer yandan cümlelerin birbiriyle hem bağımsız hem de bağımlı şekilde nasıl dizilebileceklerini bu kitapta görüyorsunuz. Gözünüzü yormuyor bu durum, zihninizi de karıştırmıyor nedense. Matruşka gibi bir kitap diyesi geliyor insanın. Açıldıkça açılıyor, yeni ufuklar gösteriyor. Zihinde oluşan sorular da cabası. Eminim bu kitapta okundukça karşılaşılabilecek pek çok fikir var. Herkese algı derinliği nispetinde hitap eden bereketli bir eser.

Bir kamburu ve kamburluk olgusunu anlatan bu kitap hayatlarımızdan metaforlar yansıtıyor hakikatte. Zira hepimiz sırtımızda ya da herhangi bir yerimizde görünmez kamburlar taşımıyor muyuz? Bir alıntıya yer verelim o halde;

“Bana sorulsa bir gün ‘Kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur olmasını mı?’ diye, herkesi kambur görmek olurdu dileğim. Yerden yüksekliğimin bu gülünç santimleri yüzünden, yaşama da ölüme de sizlerden daha yakınım. Daha sonraları yerimi yadırgamamak için, yükselme isteğini bir türlü anlayamam.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir