TOLSTOY VE ANNA

“Kalmayacak olanı nasıl tutabilirsin? Peki, gelmeyecek olanı hangi yol getirebilir?”

Lev Tolstoy, yazarlık serüveni içerisinde en büyük desteğini eşi Sofia’dan almıştır, yazdığı en ünlü karakter ise Anna Karanina’dır. Oyunumuz ise hayatının anlamı Sofia ve hayallerinin kadını Anna arasında kalmış Tolstoy’u anlatır.

“Herkes kendi kaderini yaşar!” diyerek başlayan oyunumuzda, kilise tarafından aforoz edilmiş ve ailesinden, evinden kaçan Tolstoy, tren garında, güzeller güzeli Anna ile karşılaşır. Bu karşılaşma Tolstoy’u adeta gençleştirir, 20 yaşındaki bir genç gibi dans etmeye başlar. Fakat bir yanda da Tolstoy için birçok fedakârlık yapmış hatta kendi isteklerinden vazgeçmiş, fedakâr olduğu kadar güçlüde olan Sofia vardır. Bakalım Tolstoy, hayatının anlamını mı seçecek yoksa hayallerinin peşinde bilinmez bir yola mı girecek oyunumuzda bunu göreceğiz.

Yönetmenliğini Funda Mete’nin yaptığı oyunumuz, bir yazarı başarılı kılan, dünya çapında tanınmasını sağlayan nedenleri bulmaya çalışan ve adeta özlü söz niteliğinde söylemleri ile izleyenleri içine çekmeyi başarmıştır. Oyunumuz şu anda Stüdyo sahnesinde sergilenmektedir. Stüdyo sahneyi bilmeyenler için söylememiz gerekir ki, bu sahnede en güzel yerler orta, arka kısımlardır. Yerinizi ayırtmanızı tavsiye eder, iyi seyirler dileriz.

  

Deruhte Dergi

Deruhte Dergi, kendini içinde bulunduğu işin tamamından mesul görenlerden oluşur. Biz işin bir ucundan tutarak vicdanını rahatlatmayı başaramayanlarız. Edebiyatı umut ve kaygı ile seyrediyor ve bu kaygının diri tutulmasını umudumuz adına önemsiyoruz. Yazmayı salt ‘vakit öldürme aracı’ veya piyasaya(!) ürün sunma imkânı olarak görmemekte ısrar ediyoruz. Deruhte Dergi ekibi, ismiyle müsemma olmayı en büyük paye kabul eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir