YAZAR ZEYNEP KAHRAMAN FÜZUN İLE KÜÇÜREK ÖYKÜ ÜZERİNE

İlkini İzzet Koçak ile gerçekleştirdiğimiz küçürek öykü soruşturmasının (soruşturma diyorum çünkü röportajdan ziyade soruşturma olduğu kanaatindeyim) ikincisinde yazar/şair Zeynep Kahraman Füzun’a sorular yönelttim. Zeynep Hanım’ın, ilk öykü kitabı olan “Köz Yanılması” 2018 sonuna doğru yayımlanmıştı. Uzun zaman kitabı alıp okuyamadım. Niyetimi gerçekleştirdiğim zaman kitabın ikinci kısmında küçürek öykülerle karşılaşmam beni oldukça heyecanlandırmıştı. Fırsatını bulduğum zaman Zeynep Hanım’ı görev yaptığı okulda ziyaret ettim. Kendisi gayet nazik bir şekilde beni karşıladı. Çat kapı bir ziyaret olsa da Zeynep Hanım bana vakit ayırdı, benimle sohbet etti. Kısacık bir zaman diliminde edebiyat üzerine konuşma fırsatı bulduk. Küçürek öykü üzerine böyle bir çalışma yaptığımı söyleyince de beni kırmayıp yönelttiğim soruları içtenlikle yanıtladı. Kendisine bunun için minnettar olduğumu belirtmek isterim. Benim için oldukça faydalı olan bu soruşturmanın okuyucularımıza da katkı sağlaması temennisiyle iyi okumalar.

1.Küçürek öykü sizce nedir?

Küçürek öykü; mikro, minimal gibi farklı kelimelerle de ifade ettiğimiz bir öykü formudur. Bence küçürek öykü; öykünün tüm gereklerini yerine getiren ama kelime konusunda tasarruf yapılmış bir metindir. Öykünün özüdür. Az sözle çok şey ifade edebilme sanatıdır. İçerisindeki bütün kelimelerin bir anlamı vardır. Başlığı bile öylesine değildir. Finalleri güçlü, duygusu yoğun, dili açık, meselesi olabildiğince gizlidir.

2. Diğer türlerin, hatta diğer öykü türlerinin de küçürek öykü ile bağını merak ediyorum fakat daha spesifik bir soru olması açısından; küçürek öykü ile kısa öykü arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu düşündüğünüzü öğrenmek isterim?

Türden ziyade form farkı var diyebiliriz. İki formda da yazıyorum. Bir mesele ve hikâye aklıma geldiğinde bunu kısacık anlatabilirim dersem bir cümleye bile sığdırıyorum.

Bazen de uzun uzun anlatmam gerekebiliyor ve o zaman uzatıyorum. Hatta birkaç öyküm için, kurguları romana uygunmuş, keşke öykü olarak kalmasaymış, diyenler çok oldu. Ben de son aklıma gelen hikâyeyi uzun uzun anlatıp roman yazdım. Benim için tamamen hikâye ve mesele ile ilgili uzunluk kısalık.

3. Küçürek öykü yazmaya nasıl başladınız?

Şöyle anlatayım; öyküye yeni yoğunlaştım sayılır ancak ben yazmaya öyküyle başladım. On beş yıl öncesinden bahsediyorum. Öykülerimi iki yüz kelime civarında yazıyordum ve uzatamıyordum. Derdimi anlatmışsam uzatmamın gereği yok diye düşünüyordum. O zamanlarda bin kelimelik öyküler yayımlanıyordu. O yüzden bir yere göndermedim onları ve şiire yoğunlaştım. Birkaç yıl önce bir dergi öykü seçkisi yayımlayacağını söyleyince onlara çok kısa bir öykümü gönderdim ve yayımlandı. Sonra birkaç dergide daha her iki formdaki öykülerimle göründükten sonra kitabım çıktı.

4. Küçürek öykülerinizi oluştururken nasıl bir yol izlersiniz?

Anlatmak istediğim şey ile ilgili bir başlık atarım önce. Sonra en uygun karakteri bulur hikayemi anlatmaya başlarım. Tamamen diyalogdan oluşmamasına özen gösteririm. Bazen kelime çıkarır, bazen eklerim. Beğenmem çöpe atarım. Bir örnek üzerinden anlatacak olursam yeni bir öyküm;

Uyku İlacı

Gök gürültüsüyle uyandı. Rüyası yarım kalmıştı. Gözlerini kapatıp rüyaya devam etmek isterken eşinin iki gün önce öldüğünü hatırladı.

Anlatmak istediğim şey uykunun sıkıntılarımıza iyi geldiği. Her uyuduğumuzda dertlerimizden uzaklaştığımızı ve iyileştiğimizi anlatmak istedim. Bunu da büyük bir sıkıntı ile yani eşin vefatıyla anlatmaya çalıştım. Sabahları kalktığımızda saliseler içinde yaşadığımız acıları hatırlamamızın sebebi unutmamız değil mi? Hatırlamak için önce unutmak gerekir. Uyku unutturur.

5. Küçürek öykülerinizde en çok hangi hususa dikkat edersiniz?

Aforizma olmamasına dikkat ederim. Diyalog olarak yazınca böyle bir sıkıntı doğuyor çünkü. Ne yazık ki küçürek öykü diye önümüze sunulan pek çok metnin iki kişiye söylettirilmiş aforizmalar olduğunu fark ediyorum. Oysaki hikâye anlatmalıyız.

6. Küçürek öykülerinizi oluştururken size ilham olan şeylerden bizlere bahsedebilir misiniz? Birkaç örnek bizler için çok faydalı olacaktır.

Günlük yaşam içerisinde gördüğüm her şey benim için ilham. Okuduğum kitaplar, izlediğim filmler veya tanıştığım kişiler ilham. En çok da yaşadıklarımdan ilham alıyorum diyebilirim.

7. Zeynep Hanım, bildiğim kadarıyla “Bensiz Ağlama” adlı bir şiir kitabınız mevcut. Her türde yazmak istediğinizi de söylüyorsunuz fakat özellikle şair yönünüze atıfta bulunarak bir soru sormak istiyorum. Küçürek öykü ile şiir arasında bağ kurmak mümkün müdür, açıklayabilir misiniz?

Mümkündür. Şiir yazmayı bıraktım ama şiir beni besledi. Şiirde az sözle çok şey anlatmaya çalışıyorsunuz ve kelimeleri özenle seçiyorsunuz. Aynen küçürek öyküde yapılan da bu ama şiirde hikâye anlatmanız gerekmiyor, küçürek öyküde bu şart. Yani okurun zihninde bir sahne oluşmalı. Film karesi desem daha doğru olur sanırım. Öyle bir film karesi düşünün ki filmi izlemiş kadar olursunuz.

8. Küçürek öykü veya öykü -hatta daha genel olarak- yazmaya yeni başlamış veya hevesli gençlere neler önerirsiniz? Okumalarını önerdiğiniz yazarlar ve kitaplar nelerdir?

Yazmaya başlayanlara önerim şu; kesinlikle bir bilene danışsınlar. Bütün meslekleri ustasından öğreniriz ama yazarlığı maalesef el yordamıyla öğreniyoruz. Ben de böyle öğrendim ve sıkıntısını yaşadım. Yolum çok uzadı. Bu yüzden yaklaşık üç yıldır yazarlık eğitimi veriyorum. Yalnız, şu türde yazmak istiyorum deyip onun atölyesine gitmesinler. Belki başka bir türde daha başarılı olacaklar. Benim atölyeme gelip şiir yazıyorum deyip öykü yazan, öykü yazıyorum deyip şiir yazanlar oldu. Bunu ancak her türde yazabilen yazarlar keşfedebilir ve öyle pek çok şair-yazarımız var. Bir de tek usta ile kalmasınlar, tek dergi için çabalamasınlar. Belki farklı bir dergi onların metnine yer verebilir.

Okumalarını önereceğim şey ise edebiyat dergileri, günümüz yazarları -klasikleri okumuş olduklarını varsayıyorum- ve antolojiler. Dergilerde ve antolojilerde hem çok farklı tarzları bir arada bulabilir hem de yeni yazarlar keşfedebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir